İzmir Gazetesi

İzmir Gazetesi Arzu Bornetjärn Güzellik alınmaz, verilir...

Güzellik alınmaz, verilir...

E-posta Yazdır PDF

Secimler bitti. Herkes Izmir’lilik fenomenine takilmis durumda. Internetteki forumlar bu basliklarla dolu. Izmir, Izmirli ve tabii ki, Izmir’in kizlari ! Fenomen icinde fenomeniz biz. Tum Turkiye fikir sahibidir hakkimizda. Ya topyekun ”hoppa”yizdir; ya da adimiza siirler, köse yazilari yazilacak; filmler cekilecek kadar özel. Yalniz en cok guzelligimizden dem vurulur ya, o yuzden ben de bu konuyu acacagim..  

Gelin basit bir seyi komplike hale getirmeyelim. Ben size “iceriden” biri olarak sirrimizi vereyim, olsun bitsin. 

Nereden baslasamki? 

Ilkokula ikinci kattaki komsumuzun ogluyla ayni anda ve ayni sinifta baslamistik. Hem onun annesi, hem benim annem, bizi ortalarina alarak: ”Ilk bir kac gun, alisana kadar, okula gidip gelirken ve tenefuslerde el ele tutusun, birakmayin birbirinizin elini” dediler. Biz de öyle yaptik. Ilk iki gun dersler disinda hep el ele gezdik Tek dusundugumuz, annelerimizin ögudunu yerine getirmekti, hepsi bu. 

Dusunuyorum da, Ankara’nin dogusunda her hangi bir yerde (o kadar da uzaga gitmeye gerek yok gerci) hangi anne cocugunun iyiligi icin, böyle bir ögut vermeyi aklina getirebilir? Kiz cocuguysan, asla cocuk degilsin cunku.. Hayata cok garip bir sekilde ”kadin” olarak basliyorsun. Ya da daha kötusu, meta olarak… Alinip, satilabilirsin, birine kuma olarak gidebilirsin, kardesin gibi gördugun akrabanla diger aile uyelerinin rahati icin zorla evlendirilebilirsin, ama okulda kaybolmamak icin, seninle ayni yastaki erkek cocugunun elini tutamazsin iste. O ”ayip”tir.  

Kuskusuz ki bizi biz yapan özelliklerimize katkida bulunanlar sadece Izmir’in kizlari grubuna halihazirda dahil olan annelerimiz degil. Izmir’in erkeklerinin de, özellikle babalarimizin, payi cok buyuk.  

Soguk alip, hastalaninca, annemi kendi kucucuk yatagima gönderip, babamla sirt sirta yatabildim ben mesela.

Erkek cocugu gibi her aksam babamin omzuna cikip onunla bogusabildim..

Karsisinda bacak bacak ustune atip , koltuga uzanabildim. Bunun gibi seyler asla ”terbiyesizlik” olarak kabul edilmedi benim babamca.

Bana karsi haksizlik ettigini dusunup vicdan azabi cektiginde, cekinmeden benden özur diledi babam. (Genellikle kocaman bir  antep fistikli cikolata esliginde)

Eve karsi cinsten arkadaslarim geldiginde, elinde fenerle ökuz altinda buzagi arayisina girmedi.

”Ben okul bitince evlenmeyi dusunuyorum… Bir Isvec’liyle” dememde her hangi bir sakinca görmedigi gibi, bu sözleri eyleme gecirmem de sorun olmadi babam icin.

Hatta mustakbel damadini havaalaninda karsilayip, elinden bavulunu alip, o her zaman ki icten gulumsemesiyle, hosgeldin diyerek sarildi esime (o zamanki erkek arkadasima).

Sirf bana olan sevgisinden, benim sevdigimi o da sevdi. Ve yine bu yuzden, dilini hic bilmedigi bir adamla balkonda oturup saatlerce tarzanca konusarak anlasmaya calisti benim babam. 

Simdi söyleyin bana; bu kadar sevgiden ve bu kadar guvenden sonra, ben guzel olmayayim da kim olsun? 
 

Not: Bu yazi, babam özelinde, tum Izmir’li babalara bir tesekkur yazisidir. Hem ”Izmir’li secmen” hem de ”Izmir’in kizlari” fenomenlerine yaptiklari katkilardan dolayi. 
 
 

 
 http://izmir.net.tr/images/stories/kbrs.jpg  

Üye Girişi

Anket

Körfez vapuruna ne ad konmalı?
 

E-Bülten

İzmir Gazete E-Bülten abonelik

Şu An..

Şu anda 8 ziyaretçi çevrimiçi