Bilgisayarimi acip Steve Jobs’un siyah-beyaz (yani gri) yuzunu her gördugumde ölume ne kadar yakin oldugumuzu dusunuyorum. O kadar varlik, söhret, zeka, imkan bile zamansiz gelen ölumu durdurmaya yetmediyse, hic birimizin gucu yetmeyecek, bu kesin. Benim onun ölumunden cikardigim, klise ama gercek sonuc bu.
Bir taraftan ölumun simsiyah yuzunden korkarken, bir taraftan da sonsuza kadar yasamayacak olmanin rahatligi var icimde. Sanirim ölum korkusu olan cogu insanin cok derinlerde bir yerlerde buna benzer bir duygusu vardir. Olmamasi dogaya aykiri olurdu bence… Hayatla ilgili ne kadar olgu varsa – ölum de dahil – hepsinin bir sekilde genlerimizde, gudulerimizde bir rehberinin olduguna inaniyorum. Ama yuzeysel seylere takilip kaldikca, bu rehberden uzaklasiyor, ne yapacagimizi bilemez oluyoruz. Afrika’nin kus ucmaz, kervan gecmez köylerinde kadinlar, hic aci cekmiyormuscasina sessizce dogururken cocuklarini, biz Avrupa’li kadinlarin tum imkanlara ragmen (belki de aslinda bu yuzden) hastane koridorlarini inletmesi gibi…
Bugun Facebook ve Twitter hesaplarimi kapattim. Yuzeysel olandan uzaklasip derin olana yaklasmak; gecmise özlem ve gelecek kaygisindan kurtulup simdiye konsantre olabilmek icin. Hayatin tadi ancak öyle cikiyor cunku. Gercekten yaninda, aklinda, yureginde olanlara yogunlasmak, digerlerinin zaten pek de var olmayan önemini iyice yitirmesini sagliyor. Hamama gidip iyice keselenmek gibi bir sey bu. ”Ölu hucreleri kaldirin uzerimden; yeni, saglikli hucreler olussun! Gri doku gitsin; yerine, yasayan, pembe bir doku gelsin” diye gurlemek…
Demekki neymis? Taze olan pembe, ölu olan gri. Simdi esittir pembe, gecmis esittir gri. Filmlerde, fotograflarda da öyle degil midir zaten? Filmde örnegin, zaman gecisleri varsa, gecmis genelde griyle sunulur. simdiki zamana dogru ise yanaklara usulca yerlesen pembelik gibi, tum renkler yavas yavas oturtulur. Filmin ”simdi”yi temsil eden kismiyla daha kolay butunlesir, onu daha cok sever, bagrimiza basariz. Gecmis ne kadar alengirli, sasaali, guzel vesaire vesaire olursa olsun, bizi asil hikayeye yaklastiran yardimci unsurdur ve ”su anda” olmakta olanlarin verdigi heyecani vermez. Sebebi basit: baska hayatlarin gecmisinden ancak ders alabilirsiniz, simdisinden ise ilham. Sahsen, pembe ilhamlari, gri ve sıkıcı derslere tercih ederim.






