İzmir Gazetesi

İzmir Gazetesi Bülent Turan Francisco Pacho Rada Batista

Francisco Pacho Rada Batista

E-posta Yazdır PDF

2003 yılında "henüz" 96 yaşındayken ölen, Kolombiyalı ünlü müzik adamı, "SON" müziğinin yaratıcısı, kısaca "Pacho" olarak bilinen "Francisco Pacho Rada Batista"dan söz edeceğim bugün size.
En son 93 yaşında evlenen, ancak daha önce iki kez evlenmesine rağmen 400'ü aşkın çocuğu ve torunu olan Pacho Rada'nın yaşamını kendi sesiyle anlatan bir belgesel film izledim geçenlerde.
"Şeytanın Akerdeonu" (El Acordeón del Diablo) adlı bu film, 2000 yılı yapımı ve yönetmeni de Stefan Schwietert. Bir Alman, Kolombiya ve İsviçre ortak yapımı olan belgesel, müzik belgeselleri arasında bir baş yapıt oldu bile.
Karayip Kolombiya'sında, Santa Marta kentinde yaşayan Pacho ve ailesinin yaşamından kesitler verilen filmde, ilgimi çeken bir anlatım şuydu:

Pacho Rada, sıradan olmayı, sade yaşamayı seven bir müzisyen.

2000 yılında fakirdi. Yine fakir olarak öldü. Derme çatma bir barakada yaşamakta ve gününü sazların altına kurduğu bir hamakta geçirmekteydi. Kızı, Pacho'nun sekreteri gibiydi. Tüm bestelerini kayda geçirip, yazışmalarını yapıyordu.

Bir gün, yaşadığı kentin belediye meclisinden bir yazı gelir Pacho'ya: "Kentin meydanı'na senin heykelini dikmek istiyoruz. İzin verirmisin?" derler. Pacho, "SON müziğinin yaratıcısı ve bir akerdeon sanatçısıyım. Bestelerim yüzbinlerce kişi tarafından çalınıyor. Adım biliniyor, ama ben hala çok fakirim" diyor, ve devam ediyor: "Bir insanın, yaşarken heykeli dikilmez. Sonra uğursuzluk getirir".

Belediye başkanı, bir süre sonra Pacho Rada anısına kentin meydanında çok büyük bir müzik şöleni düzenler. Pach Rada, böylelikle onurlandırılır. Bu tören, Pacho Rada için, yaşamının en güzel anısıdır.

"Şeytanın Akerdeonu" filminde, bu şölende Pacho'nun yaptığı canlı müziği, SON müziğinin babasından, akerdeon çalmadaki ustalığını görmenizi isterdim. Onbinlerce Kolombiyalı, "Francisco Pacho Rada Batista" için hep bir ağızdan, sabaha kadar, onun şarkılarını söylediler. Fakir sanatçı Pacho'nun sevinç gözyaşları, onun mutluluğunu en iyi şekilde anlatıyordu.

Pacho Rada, 96 yaşında doğal nedenlerle, yaşlılıktan öldü. 11 Mayıs 1907 doğumlu Pacho Rada, yine fakir olarak, 16 Temmuz 2003'de hayata gözlerini yumdu. Mutlu bir "SON" yolculuk oldu.

Gaira mezarlığında, kalabalık ve fakir ailesi ve onu seven binlerce kişi tarafından, onun şarkılarıyla uğurlandı.

"Şeytanla karşılaşan, şeytandan daha iyi akerdeon çalarak, önüne çıkan şeytanı kaçırtan adam" olarak ün yapan Pacho Rada'yı, oğlu Manuel Rada, kızı María Gregoria Rada Oviedo ve SON müziği sanatçıları, hep bir ağızdan; "Uğurlar olsun Babam!" (La despedida a mi padre) adlı şarkıyla, hayatını adadığı akerdeon aletinin rengarenk sesleriyle son yolculuğuna uğurladılar.

Ayrıca cenaze töreninde, vasiyeti üzerine onun son şarkısı olan "Ölüm zamanım geldiğinde" (Llegó la hora en que me tengo que morir) seslendirildi.

Sizce, kent meydanına dikilecek bir heykel yerine; o sanatçıları daha yaşarken onurlandırmak, son yolculuklarının en güzel yolculukları olması için onları toprağa verirken, hep bir ağızdan "Uğurlar olsun!" demek daha anlamlı değil mi?

19 Ocak 2006

 

Yorum ekle


 http://izmir.net.tr/images/stories/kbrs.jpg  

Üye Girişi

Anket

Körfez vapuruna ne ad konmalı?
 

E-Bülten

İzmir Gazete E-Bülten abonelik

Şu An..

Şu anda 12 ziyaretçi çevrimiçi

Share/Save/Bookmark