İzmir Gazetesi

İzmir Gazetesi Bülent Turan "Hoşçakalın dostlar", Mehmet Vahip

"Hoşçakalın dostlar", Mehmet Vahip

E-posta Yazdır PDF

 

Meslekdaşım, 33 yıllık sevgili dostum, üniversitede yoldaşım, arkadaşım Kıbrıslı Mimar Mehmet Vahip, 24 Mart 2009 günü kanser hastalığı nedeniyle vefat etti.

Aşağıdaki mektup, kendisinin ölmeden önce, geride bıraktıklarına yazdığı mektuptur.

Fotoğraflar, 2008 yılı temmuz ayında onu Kıbrıs'ta ziyaret ettiğimde çektiğim fotoğraflarıdır.

Mehmet Vahip, ciddi ve ilkeli olarak uyguladığı, çok başarılı olduğu mesleği olan mimarlığının da ötesinde; arkadaşları, dostları ve son dönem belediye meclis üyesi olduğu Lefkoşa halkı, Kıbrıs'ın her iki kesiminden binlerce seveni olan "insana, doğaya ve barışa olan sevgisi"nden ötürü öne çıkan bir kişilğe sahipti. 

Sade, tutarlı, bilgili, bilinçli ve devrimci kişiliği herkese örnek oldu.

Barış ve sevgiyle Mehmedim...

Mehmet'in veda mektubu: 

HOŞÇAKALIN DOSTLAR

İşte o gün geldi dostlar, sevdiklerim, sevgili karıcığım Nursal, Asyam ve Hazar'ım, anacığım, bana çok şey vermiş olan, beni ben yapan sizler, can yoldaşlarım, meslek arkadaşlarım, Köfünyeliler, Kıbrıs'ım,

Belki sizlerin bana, benim sizlere daha birçok söyleyeceklerimiz var iken, daha birçok şeyi birlikte yaşamak, birlikte paylaşmak varken, birlikte üzülüp, birlikte sevinmek varken, birlikte ağlayıp, birlikte gülmek varken, neden diye soruyorsunuzdur ama siz üzülmeyin sakın, çünkü beni sizlere hatırlatan her şeyi, beni ben yapan her şeyi, ben sizlerle yaşadım, sizlerle buldum, sahip çıktım...

Ben mutluyum dostlarım, karıcığım, Asyam, Hazar'ım, siz üzülmeyin sakın, ben sizle mutlu oldum, sizle yaşadığıma seviniyorum, yaşayıp da hiç olmamak varken, yaşayıp da hiç yaşamamak varken ben sizlerle yaşadım, sizlerle oldum, Kıbrıs'ımı sizlerle sevdim, sizlerle yaşadım, Dünyayı da...

Hoşçakalın dostlar hoşçakalın.

Sizin bana, benim sizlere daha çok söyleyeceklerimiz olsa da ben yine de çok mutluyum dostlarım, sizler beni, ben sizleri tanıdığım için, barış ve dostluk yolunda birlikte yürüdüğümüz için, karıcığım Nursal, Asyam, Hazar'ım, anacığım sizler var olduğunuz için ben mutluyum...

Ben dünyaya bakıp da üzülmüşsem, bakıp da sevinmişsem eğer ve de Kıbrıs'ımı bağrıma basmışsam eğer, barışı ve dostluğu istemişsem eğer, ben bunları sizinle istedim, sizinle bu yolda yürüdüm, sizinle yaşadım ve mutluyum dostlar, beni en çok mutlu eden nedir bilir misiniz dostlar, ben yeniden doğsam eğer hiçbir şeyin farklı olmasını istemezdim, sizleri dostlarım, karıcığım'ı, Asyam'ı, Hazarım'ı değişmezdim asla, hayat bize her gün acıyı, üzütüyü, yanlışları, kokuşmuşlukları, insanca yaşamanın güç olduğunu gösterse de ben mutluyum dostlar, çünkü bir bardak nasıl yarı dolu ise yarı boş iken, hayat hep yarı dolu bardakları da her zaman beraberinde yaşatır olduğunu bildiğim için mutluyum...

Ama sen onu görmeyi öğrenmelisin her zaman, geçerken bir yoldan uzat elini ve hafifçe okşa o taşı toprağı, eski bir yapıtın duvarını ve ara o yarı dolu bardağı, korkma gözünün içine bakıp da o parlaklığı görmeyi Ahmet dayının, Ayşe teyzenin, minik Anthony'nin, kalıcı dostluklar ve mutluluklar, yarı dolu bardaklar iste o ışıl ışıl yanan, parlayan gözlerin arkasındadır uzanıp dokunacak kadar yakın...

Ben mutluyum dostlar ve sizi birer birer kucaklarım uzanıp, sizleri tanıdığım için mutluyum...

Unutmayın bu dünyadan bir Mehmet Vahip geçti dostlar, sizlerle Dünyayı sevmeyi öğrenen, barış ve dostluğu kucaklayan...

 

 
 

 

 

Yorum ekle


 http://izmir.net.tr/images/stories/kbrs.jpg  

Üye Girişi

Anket

Körfez vapuruna ne ad konmalı?
 

E-Bülten

İzmir Gazete E-Bülten abonelik

Şu An..

Şu anda 13 ziyaretçi çevrimiçi

Share/Save/Bookmark