Istanbul İzmir arasını otomobille 3 - 3.5 saatlik ulaşım zamanına indireceği öne sürülen özel otoyol ihalesi sonrasında, yapımcı firmalar ile Bakanlık arasında sözleşme imzalandı.
İzmit körfezini köprü ile geçecek olan otoyol projesinin önemli ayakları, Gebze - Orhangazi - Bursa - Balıkesir ve İzmir.
Bakanlık açıklamasına göre; ''Köprünün toplam uzunluğu 3 bin metredir. Ayaklararası uzunluk da yaklaşık bin 700 metre olarak ön görülmektedir. Trafik yoğunluğunun çok daha fazla olduğu birinci kesim denilen Gebze-Orhangazi arasında 40 bin otomobil eşdeğeri, trafik gün başına, ikinci kesim Orhangazi-Bursa'da 35 bin otomobil eşdeğeri, üçüncü kesim Bursa-Balıkesir 17 bin ve dördüncü kesim Balıkesir-izmir kesiminde 23 bin günlük trafik garanti edilmiştir. Garanti edilen ücretler ise tavan ücretleri olarak sözleşmede yer almış olup, onun altında tarife uygulamak yüklenicilerin ve işleticilerin kendi inisiyatifindedir.''
Açıklamadan da anlaşılacağı üzere; bu projenin en önemli verisi, otomobil ile ulaşım verileri. Yolcu ya da yük taşımacılığı değil, otomobil odaklı bir ulaşım modelinin ön planda oluşu.
Garanti edilen otomobil geçişi olmazsa, aradaki farkı devlet mi ödeyecek? Henüz yeni tamamlanmakta olan mevcut karayollarının çift şeride çıkarılması zaten gerçekleşmekte iken, saatte ortalama 120 km süratle otomobille yolculuk yapma keyfine değecek özel bir otoyola sahip olmak kadar müsrif bir ülkemiyiz?
Otoyol yerine, "Hızlı tren" daha akılcı, çağdaş ve ekonomik
10 Avrupa ülkesi bugünlerde hızlı tren hatlarını uzatmakla meşgul ve bu projeler tamamlandığında 2010 yılında 6 bin 500 km'lik bir hızlı tren hattı, 2020'de de mevcudun yaklaşık üç katına eşdeğer 15 bin km uzunluğunda olacak. TGV şirketinin yanı sıra yalnızca bu yıl Belçika, Hollanda ve dünyanın en yoğun hatlarından biri olan Madrid-Barselona arasındaki 575 km'lik yolun yaklaşık yedi saat yerine üç saatten daha kısa bir sürede kat edilmesini sağlayacak olan İspanya hızlı tren hatları açılacak.
Hızlı tren, talep edilen yolculuk alışkanlıklarını da etkiliyor. Paris'ten Marsilya'ya olan yolculuk süresini üç saate indiren TGV Mediterranean (Akdeniz) hizmetinin 2001 yılında başlamasından bu yana, hızlı tren hatlarının toplam trafikteki payı geçen yıl yüzde 22'den yüzde 69'a çıkarak, bazı havayollarının Paris - Marsilya uçuşlarını iptal etmeye neden oldu.
TVG'nin SNCF adlı şirketine bağlı hızlı trenle 650 km uzunluğundaki Paris - Marsilya arasını 2,5 saatte kat etmiştim. Yaklaşık 20 Euro gibi bir bedelle çok çok rahat bir yolculuk yapmıştım.
Çirkin ve modası geçmiş devasa otoyollar yerine, çağdaş teknolojiyi kullanarak Batı Anadolu'da daha az tarım toprağını ulaşım hattına feda ederek, petrol yerine, elektrik gibi temiz ve yenilenebilir enerji kaynağını kullanabilen, daha ekonomik ve akılcı olan hızlı tren istemek, otoyolculuğa karşı çıkmak mı oluyor?
Artık Avrupa, otoyol yapmıyor, hızlı tren yapıyor. Hatta uçak şirketleriyle rekabet edebiliyor hızlı tren şirketleri.
Aklıselim olarak siz de bir düşünün hele.






