
İzmir Kuş Cenneti'nde mevcut olan binlerce Okaliptus ağacı, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nce kesilerek yok edildi.
Uygulamanın koruma kurulu kararına dayanılarak yapıldığı bildirilen belediye haber servisinde, bu konuda Ege Üniversitesi Tabiat Tarihi bölümünden talep geldiği ve koruma kurulunun bu öneriyi kabul ederek ağaçların kesimine izin verdiği belirtildi.
Biz de bu konuda bilimsel anlamda en üst ve en güvenilir merci olan aynı Üniversitenin Çevre Merkezi Müdürü, peyzaj mimarı Prof. Dr. Ümit Erdem'e; Okaliptus ağaçlarının iddia edildiği gibi 250 ton su çekip çekmediği ve doğaya zararlı olup olmadığını sorduk.
Sayın Ümit Erdem'in bu konudaki açıklaması şöyle:
Sayın Bülent Hoca,
Hazırlamış olduğum ayrıntılı bir bölüm daha vardı, onu aradım ama bulamadım, bu yüzden geciktim. Bu konuya eğilmen dolayısıyla ayrıca teşekkür ediyorum. Bulduğum zaman öbür bölümü göndererek ökaliptusu işlemeye devam ederiz. Ama sanıyorum bu gönderdiklerimde ne denli yanlış düşünceler olduğunu göstermektedir. Ökaliptus marjinal bir bitkidir, dolayısıyla marjinal alanlarda kullanılabilir. Karşıyaka’ya giderken sağ tarafta Deniz İkmal Komutanlığı’nın üstündeki kayalar, Karabağlar’a giderken Yeşildere orta refüjündeki kurak toprak parçasındaki Ökaliptuslar bunu kanıtlamaktadır, herşeyden önce su döngüsünün bir numaralı bitkisidir. Çünkü şekilde de göreceğiniz gibi önemli bir transpirasyon (terleme) elemanıdır. Ökaliptus yanlış yerlere dikilirse her bitki gibi kökleri aracılığıyla bazı zararlara neden olabilir. Ama, Datça kumsal dokularında görülebileceği gibi kum alanlarda bile Ökaliptus yetiştirilebilmektedir. 250 ton yılda su harcar demek kadar bilimsellikten uzak, ökaliptus düşmanlığı olamaz. Öyle bir şey olsa ortalık Obez Ökaliptuslardan geçilmez. Kaldı ki, Ökaliptuslar , ergenlik çağına kadar suyu çok kullanırlar, bu 18-20 yaşları arasındadır. Daha sonra ise, atmosferle olan ilişkisine bağlı olarak, iklim koşullarına bağlı olarak su döngüsüne katkısını hesaplayarak su alımını hemen hemen en aza indirir. Bu yüzden hep söylediğim gibi, belediyelerin yaptığı eşek traşı uygulaması bitkinin yeniden gelişmeye yönelmesi nedeniyle yeniden su alımına teşvik etmekten başka bir işe yaramaz. Eğer Ökaliptus bitkimiz olmasa o bembeyaz kağıtları kullanabilme olanağımızda yok olur. Mopak o yüzden, Ökaliptus üretimini teşvik etmektedir. Selüloz yapısı o kadar pırıl pırıldır. Ayrıca çocukluğumuzdan bu yana Ökaliptus hapları, şekerleri ve bugün için değişik ağrılara iyi geldiği belirtilen jeller, banyo losyonları, bugün güncel duruma gelmiş Ökaliptus katkılı maddelerdir. Astım hastaları için ökaliptusun ferahlatıcı etkisi söylenmektedir. Dikkat edin bütün kuşlar, eğer ökaliptus varsa daha çok o ağaçlarda toplanırlar. Bu durum ise Kuş Cenneti’nde yapılan olayın yanlışlığına ayrı bir göstergedir. Biz uzmanlık alanımız olmadığı için kimsenin kuşu hakkında fikir yürütmüyoruz, kimse de uzmanlık alanı olmayan, yıllarca Bitki materyali üzerinde çalışan insanların ökaliptuslarına sormadan karışmamalı! Unutulmamalıdır ki, şu anda cehennem ateşi gibi yanmakta olan dünyamızda ökaliptuslar ele alınması zorunlu olan, ayrı birer kurtarıcıdır.
Prof. Dr. Ümit ERDEM
Çevre





