KORDER : Koruma ve Restorasyon Uzmanları Derneği Üyesi

13.04.2010
2001 – 2002 yılları arasında hazırlanan 1/10 000 ölçekli “Abant Gölü Tabiat Parkı Uzun Devreli Gelişme Planı” Koruma plancısı, orman mühendisi, biyolog (flora ve fauna uzmanları), jeoloji mühendisi, peyzaj mimarı, mimarlardan oluşan bir Ekip ile hazırlanmıştır. Bu çalışmada Proje Yöneticisi olarak görev yapmıştım.
Abant Gölü Tabiat Parkı arazi kullanım kararlarının belirlenmesinde, jeolojik ve jeomorfolojik sınırlayıcılar, biyolojik sınırlayıcılar önemli doğal eşiklerdir. Planlamada başlıca hedef; Abant Tabiat Parkı’nda koruma-kullanma dengesinin sağlanarak, göl ve orman ekosisteminin korunması, geliştirilmesi ve bu önemli doğa parçasının gelecek nesillere aktarılmasıdır.
Plan’ın hedefleri arasında; ekosistemlerin devamlılığını sağlayacak şekilde doğal hayat habitatlarının korunması, Göl kenarındaki turbalaşmanın önlenmesi, yaylalardaki düzensiz ve kaçak yapılaşmanın önlenmesi, günübirlik kullanımların denetim altına alınması, çevre kirliliğinin önlenmesi, doğal yaşam ile Tabiat Parkı’ndan faydalanan insanları koruma-kullanma dengesi içinde uyumlu hale getirecek araçların geliştirilmesi, Tabiat Parkı sınırları içinde kirlilik ve gürültü oluşturan araç trafiğinin önlenmesi, otlatma faaliyetlerinin kısıtlanması bulunmaktadır.
ANCAK 2 YILI AŞKIN BİR SÜREDE HAZIRLANAN BU PLAN BİR KENARA BIRAKILMIŞTIR
Abant Tabiat Parkı sadece ülkemizin değil, bölgemizin hatta dünyamızın en önemli Doğal ve Kültür hazinelerinden birisidir. Ancak ne yazıkki gelecek kuşaklarımıza koruyup geliştirerek, devretmek zorunda olduğumuz bu değerimiz hem de bir Kamu Kuruluşu tarafından, hızla yok edilmektedir.
Oysa Abant, hakkında 2 kez yasa çıkarılan ender tabiat harikalarımızdan birisidir. Çünkü, 12000 dönüm genişliğindeki bu doğa hazinesinde, 55 tanesi endemik (bu bölgeye özgü) 664 bitki türü ile 15 tanesi endemik 558 adet hayvan türü, özetle 70 tanesi endemik olmak üzere toplam 1222 adet canlı türü barınmaktadır.
Ne yazık ki, ülkemizin turizm açısından da en önemli alanlarının başında gelen Abant Tabiat Parkı’nın yönetimi Temmuz 2009 tarihinde Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nce Bolu İl Özel İdaresine devredilmiştir.
Kadrosunda, ormancı Teknik Eleman bulunmayan bu kuruluş, Korunan Alanlar Yönetim ilkelerine, Anayasa, Yasalar ve altına ulus olarak imza attığımız Uluslararası tüm Sözleşmelere aykırı biçimde, üstelik akıl, mantık ve estetikle bağdaşmayan yatırım faaliyetlerine başlayarak, parkın tüm güzelliği ve doğal kaynak değerleri yok edilmiş, halen bu yıkım tüm hızı ile sürmektedir.
Abant’ta uygulanacak plansız yatırımlar için giriş kapısında Valilikçe dikilen, yatırımları gösterir kroki tabelası. Yeni yapılacak yollar farklı renklerde gösterilmiştir. Halbuki, korunan Alanlarda Master Plan izin vermediği için yeni yol yapılamaz. Ancak Valiliğin yapmayı düşündüğü yolların güzergahlarını belirleyen kazıklar çakılmış durumdadır.
Gölün her tarafında artan su seviyesi ile birlikte göl çevresindeki piknik alanları, ağaçlar ve yollar sular altında kaldı. Gölde artan su seviye ile birlikte göl kenarındaki ağaçlar su içinde kaldı. Gölün etrafında yol seviyesi yükselince, yolun dışında yeni küçük gölcükler oluşarak buradaki ağaçlar ve ormanlık alanlar su altında kaldı. İğne yapraklı ağaçlarda (özellikle çamlarda) kök boğazı, su veya toprak ile doldurulduğunda, kök havalanması yapılamayacağı için ağaçların hayatiyeti ciddi tehdit altındadır.
Buradaki ağaçların kurtarılabilmesi için, su seviyesinin düşürülmesi, ağaç köklerindeki suyun boşaltılması ve yeniden kök havalanmasının sağlanmasının gerekliliği hatırlatıldı…
Aksi takdirde ağaçların hayatinin ciddi tehdit altında olduğu belirtildi.
Yer yer neredeyse bir otoban genişliğinde yapılan yeni Abant Tabiat Parkı yolundan sonra, erozyona açık çıplak yamaçlar ve tahrip edilmiş bir kıyı ekosistemi kaldı.
Doğadaki yuvarlak ve yumuşak çizgilere inat, erozyonu tetikleyen sert ve dik yamaçlar oluşturulmuştur.
Su seviyesi halen (7Nisan2010)140cm fazladır.
Tüm uyarılar ve tepkilere karşın endemiklerin son sığınağı doğal çayır ve meraların tahribine devam ediliyor
Ağır iş makineleri hafta sonu tatilinde!
Devletin yaptığı plansız ve izinsiz yeni yoldaki ağaç katliamına herkes isyan ediyor.
İzinsiz ve plansız yol inşaatlarının neden olduğu orman tahribatı







