İzmir Gazetesi

İzmir Gazetesi Don Kihote Don Kiyote’nin (Kişot’un) ölümü (*)

Don Kiyote’nin (Kişot’un) ölümü (*)

E-posta Yazdır PDF



Don Kiyote dö la Mans, ölüm döşeğinde çevresinde bulunanlara şöyle der:
“Sevgili dostlarım; yüce Tanrı bana akıl ve mantığımı yeniden bağışladı. Bana ‘geçmiş olsun’ demekte gecikmeyin. Ben artık Don Kiyote dö la Manş değilim. Şövalye hikayelerine de inanmıyorum. Hiç şüphe yok ki onları yazanlar az çok gönüllerini eğlendirmişlerdir; okuyanlar da öyle. Fakat onları gerçek sananlar da delidir. Bu hayalden doğma kahramanların hepsi hoştur, cana yakındır, bunu kabul ederim; onların kabahatleri yalnız masal ve roman kahramanları olmaktan ibarettir.”

Don Kiyote dö la Manş, bu son sözlerinden sonra yanındaki notere vasiyetini yazdırır. Bir süre sonra da sade ve masum ruhunu Tanrı’ya teslim eder.

Bu yıl (2005), Migel de Cervantes’in ünlü romanı “Don Kiyote”nin yazılışının dörtyüzüncü yılıydı. Tüm dünyada yüzmilyonlarca kişi tarafından, sevgiyle anılarak kutlandı.

Bu özel durumdan hareketle, bir yıla yakın süredir sizlere “İzmir’in Don Kiyote”leri üzerine pek çok yazı yazdım. İzmir’e bir Don Kiyote heykeli kazandırmak yolunda yaptığım girişim, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından resmi bir yazıyla reddedildi.

Dörtyüzüncü yılında; bir Don Kiyote heykeli, İzmir’e ne de güzel yakışırdı değil mi? Ne var ki, bu masal ve roman kahramanı şövalyeden, onun “hayalden doğma” kişiliğinin İzmir kent gündemine yansımasından, dörtyüz yıl sonra bile ürkenler, çekinenler olduğu ortaya çıktı.

Yel değirmenleri, kendisine cesaretle ve tek başına saldıran bu şövalye ruhlu kahramanın, soğuk bir heykelde vücut bularak onun bu coğrafyada ölümsüzleşmesinden çekinmiş olsalar gerek. Anlaşılan, nereden ve nasıl geldiği belli olmayan sarhoş rüzgarların etkisiyle, kendi kendilerine oldukları yerde dönmeye devam edecekler.

Dostlar; Don Kiyote için ‘geçmiş olsun’ demekte gecikmeyin. O’nun kabahati, masal ve roman kahramanı olmaktan başka bir şey değildi. Ancak çok da hoştu ve çok da cana yakındı.

Sevinin ey Yel değirmenleri; kibirli, beyaz atlı ve gümüş renkli zırh içindeki şövalyeler, Tanrı; Don Kiyote’ye akıl ve mantığını yeniden bağışladı.

Artık Don Kiyote ölüyor. Sevinin.

Ey her devrin yel değirmenleri, siz hala olduğunuz yerde dönmeye devam edin! Rüzgar sizi hangi tarafa döndürürse, başınızı ona eğmekte devam edin. Artık önünüze çıkarak, “Dostum Sanço! Nasıl oluyor da görmüyorsun onları! Bak hepsi birden ayağa kalkmışlar, bizi tehdit ediyorlar. Yolumuzu kesmek için bütün ufku tutmuşlar... Kaçmaya uğraşmayın alçaklar, namussuz korkaklar, yeryüzünü vücutları ile pisleten iğrenç yaratıklar, bir işe yaramazlar! Sizden korkan yok! Şimdi kafalarınızı kesip, hepinizin leşini yere sereceğim!” diyerek yel değirmenlerine saldıran Don Kiyote, artık sade ve masum ruhunu Tanrı’ya teslim etti.
Sevinin...
(*) Don Kiyote, Migel de Cervantes (1605)

 

Yorum ekle


 http://izmir.net.tr/images/stories/kbrs.jpg  

Üye Girişi

Anket

Körfez vapuruna ne ad konmalı?
 

E-Bülten

İzmir Gazete E-Bülten abonelik

Şu An..

Şu anda 15 ziyaretçi çevrimiçi

Share/Save/Bookmark