İzmir Gazetesi

İzmir Gazetesi Köşe Yazarları Gamze Tokan Farkına Varılmayan Zenginlik…

Farkına Varılmayan Zenginlik…

E-posta Yazdır PDF

 

 

Bundan üç dört sene önce bir kış günü İzmir’in şemikler ilçe muhtarı sayesinde tanıştım onlarla. Biri aLtmış dört, diğeri de altmış sekiz yaşındaydı. Hayat mücadelelerine soğuk gecekondularında, sıcacık yürekleriyle devam ediyorlardı. Altmış sekiz yaşındaki Ahmet amca yaşına bakmadan geçimlerini sağlamak için sokaklardan gazete toplamaya çalışıyordu. Ta ki hastalanıp yatağa düşene kadar. Beyin kanaması geçiren ve bir dizi ilaç kullanmak zorunda kalan yaşlı amca parasızlık yüzünden yatağa mahkum olmuştu. Pamuk elleri soğuktan üşüdüğü için sürekli ovuşturan altmış dört yaşındaki Zeynep teyze ise; eşinin bir an olsun yanından ayrılmıyordu. Daha doğrusu ayrılamıyordu.

Göz yaşlarını içine akıtan yaşlı kadının yardımına komşuları yetişmişti. Aslında onlarında yaşam koşulları pek farklı sayılmazdı. Sadece sağlıkları olup çalışabildikleri için biraz daha şanslılardı. En azından yaşam alanlarını sıcak tutup, yemek pişirmek için azda olsa paraları oluyordu. Kapı komşularının verdikleri mücadeleyi görmezlikten gelmeyen mahalle sakinleri, yaşlı çifte her gün evlerinde pişen bir kap yemekten götürüyordu. Bazıları ise gecekondusunun bir odasını ısıtabilmesi için yakacak veriyordu. Daha da ilginci ilaç parası olmadığı için ölümün eşiğine gelen amca’nın ben yaşamayı seviyorum dercesine hayata dört elle sarılışıydı. "Bakma sen yatağa düştüğüme hanıma naz yapıyorum" diye kısık sesle espri yapmaya çalışan iki konuşup, üç yorulan Ahmet amcam nemli gözlerle "Sağlığınızın kıymetini bilin" diyordu. Ama kulaklarımdan gitmeyen bir ses var ki, titrek, kırılgan, bir o kadar da çaresiz bir ses. İşte Zeynep teyzenin gözyaşları içerisinde söyledikleri, "Açız paramız da yok, komşularımızdan bile yemek alırken utanıyorum yavrum. Bu dünya da her şey boş biliyor musun..! Hayatta önemli olan üç şey var. Biri kaybedince farkına vardığın sağlığın, diğeri zor günlerinde yanı başında olan ailen, dostların ve yüreğinde yaşattığın sevgi. Bunun üçüne sahip çık ve değerini bil. Eğer onların farkına varıp yaşarsan dünyada senden zengini yok bunu unutma."

İşte bu duygu yüklü sözler benim de hayatımın akışını değiştirdi. Yaşlı çiftin sayesinde hayatımdaki boşlukların farkına vardım. Sağlığım en büyük varlık olduğunu ve onu korumam gerektiğini öğrendim. Yaşanan her kötü olaydan ders çıkarttım ki; bu da acımı azaltıp durumuma şükür etmeme ve aynı hataları ikinci kez yapmamama yardımcı oldu. Kısacası dünyanın güzelliklerini görebildiğime, yürüyebildiğime, çalışabildiğime, dostlarım olduğuna ve en önemlisi beni anlayan, bana destek olan bir ailem olduğu için dünyanın en şanslı ve en zengin insanıyım peki ya siz? 
 

 

 

"İlk" Türkçe Gazete; İzmir Gazetesi

1824'de "Smyrneen" adlı gazete İzmir'de Fransız Charles Trichon tarafından yabancı dilde yayımlanır. Aynı yıl kapatılır. 1877'de Grigorios Karydis tarafından yayınlanan "İzmir Gazetesi" Osmanlı'da Türkçe yayımlanan ilk gazetedir. 1878'de kapanır. 1897'de Bıçakçızade İsmail Hakkı'nın  çıkardığı İzmir haftalık olarak yayımlanıyordu. Aynı gazeteyi 1907'nin Ağustos'unda Hüseyin Hilmi ve Baha Tevfik Bıçakçızade'nin ismiyle yeniden yayınlamaya başladı. Köşe yazılarıyla kentte ilgi kaynağı olan İzmir Gazetesi bu ilgi üzerine büyür ve Salepçioğlu Han'a taşınır. İzmir Gazetesi'nde o tarihte Ömer Seyfettin de yazmaktadır. Gazete "belgelemek, tanıklık etmek, yön göstermek" şiarıyla 184 yıl sonra tekrar okurla buluştu.

http://izmir.net.tr/images/stories/kbrs.jpg

 


"KALİTE VE TİTİZLİK BİZİM İŞİMİZ "
"TASARIMDAN UYGULAMAYA
EN İYİ ÇÖZÜMLER"

 

MEDENTA İNŞAAT TURİZM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
Telefon : 0 (232) 2374931  
Faks : 0 (232) 2641051
OSMAN AKSUNER MAHALLESİ 5900 SOKAKNO:86 D.A KAT:1 KARABAĞLAR KONAK / İZMİR


    

Üye Girişi

Anket

Körfez vapuruna ne ad konmalı?
 

E-Bülten

İzmir Gazete E-Bülten abonelik

Şu An..

Şu anda 15 ziyaretçi çevrimiçi

Share/Save/Bookmark