İzmir Gazetesi

İzmir Gazetesi Köşe Yazarları Gamze Tokan Tez vakitte evlenmek isteyenlere müjde...!!

Tez vakitte evlenmek isteyenlere müjde...!!

E-posta Yazdır PDF

 

Çok sevdiğim arkadaşım sonunda nişanlandı. Aile arasında yaptıkları nişan ile muradına eren sevgili B’nin artık anlatacağı konu kalmadı diye düşünürken her şeyin bundan sonra başlayacağı inanın aklımın ucuna bile gelmezdi.

Kıyafetini diktirmesi iki ay, nişanın nerede yapılacağını anlatması da abartısız bir ay sürmüştü. Tam sevindik evlenene kadar rahatız dedik ama yanıldık. Nişan olduktan hemen sonra, yani ertesi günün sabahı başladı anlatmaya, akşama kadar sürdü.

Saçını nasıl yaptırmış, hangi kuaföre kaçta gitmiş, kaçta çıkmış. Hatta ve hatta nişanda çektirdiği fotoğraflar hakkında bize en ince ayrıntısına kadar bilgi verdi. Bazı fotoğrafçılar bu olay için paket program bile hazırlamış. Düğün olsa neyseymiş, bu nişanmış, yazık oluyormuş onca paraya. Zaten evin duvarına kaç tane asabilirmiş ki..?

Yok, yok bünyem kaldırmıyor. Dayanamayacağım valla, bana bir şeyler oluyor.! Bir de evin duvarına asacak, yuuuhhh yani. Hani bizde ilerde bir gün ölmez sağ kalır nişanlanırsak falan bir portre, bir de ayakta şipşak yetermiş... miş ve mışlar..(Başım mı ağrıyor ne??) Bir fotoğraf hakkında üç saat konuşulur mu? Anlayacağınız yaşadıklarım Çin işkencesinden beter. Hani alan adam yandı diye düşünmeyin. Çünkü eniştenin çenesi bizim kızdan beter. İkisi bir araya geldi mi. Minimum bir hafta baş ağrısı çekiyorsun. İlaç falan kafi gelmiyor.

O anlatırken bende bir taraftan sizlere yazımı yetiştirmeye çalışıyorum. Ben yazıyorum ya, bu sefer de kendisini dinlememekle suçluyor. Hani farklı bir şey söylese tamam ama dön dolaş aynı yere geliyoruz. Bir de bana akıl veriyor. Şöyle adam olsun, Şöyle nişan, düğün yap. Artık dinlemeye takatim kalmadı. Camı açıp kurtarın beni diye avazım çıktığı kadar bağıracaktım ki bundan vazgeçip sinirli bir şekilde “İnsanın evleneceği varsa senin sayende inan vazgeçer” dedim.

Bu lafıma bozulan B'ciğim evine gitti. Biliyorum kırdım kalbini ama bu da kafa yani bir yere kadar dayanıyor. Ya susturacaktım, ya da arkadaş katili olup gazetenin üçüncü sayfasına manşet olacaktım.

Bana kalsa ne nişan, ne düğün (Annem, babam duymasın çok kızıyor.!) Evlenmeye karar verdin mi? Git evlen gel. Sonra da “Ben evlendim” de tamam. Ne bu tantana ya...!!!

Sevgili arkadaşım B. dünkü sert çıkışımdan sonra bugün daha sessizdi. Ben soru sormadıkça konuşmadı. Ne yalan söyleyeyim, onun bu yeni haline alışmadım.

“Ya kızım konuşsana neden susuyorsun? ” diye sorduğumda bana ne dese beğenirsiniz.!!

“Konuşayım da gene azarla beni değil mi?!”

Haklı yaptım bir terbiyesizlik. Binlerce kez özür diledim. Sonunda arkadaş yüreği dayanamadı ve beni affetti.

Sonra ne mi oldu?

Dakika bir, gol bir.. Yine yaptı yapacağını.

Gelirken yanında kırmızı bir kurdele getirmiş.Hemen çıkar makasını ve kes buradan biraz . Ne kadar kısa kesersen, o kadar tez vakitte nişanlanıp, evlenirsin” dedi.

Hhıımm, biz arkadaş diye bağrımıza basalım onun yaptığına bak.

Anlamadığım başka bir şey de beni evlendirmek için niye bu kadar acele ettikleri.!

Aday olmadıktan sonra istediği kadar kısa keseyim neye yarayacak?

Neyse kestim ama iş onunla bitmiyormuş. Kestiğim hani o küçük kurdale vardı ya birde onu yutmam gerekiyormuş. Yoksa olmazmış.

Yuhh yani..!

Ne işi var midemde kurdelenin. Hani kısa kesmeyi anladım da yutma işine kafam basmadı.

Bir de onun yüzünden bir güzel tartıştık. Kızım inanma böyle şeylere dedim. Ben dedikçe o surat astı.

Yani kırmızı kurdeleyi yutmuş olsaydım belki de artık nişanlı biriydim.

Tez vakitte nişanlanmak, evlenmek isteyenler varsa formül şu:

İlk önce evlenen yada nişanlanan birilerini bulacaksın. Sonra kendi elinle kurdeleyi keseceksin. Kesinlikle kırmızı olmalı. O kestiğin parçayı bir güzel afiyetle yutacaksın. Üstüne de bir bardak su içeceksin. Bir iki hafta içinde tesirini göreceksin..

KAYNAK: Sevgili Arkadaşım B.
Allahım sen aklımızı koru aminnnn.....

 

"İlk" Türkçe Gazete; İzmir Gazetesi

1824'de "Smyrneen" adlı gazete İzmir'de Fransız Charles Trichon tarafından yabancı dilde yayımlanır. Aynı yıl kapatılır. 1877'de Grigorios Karydis tarafından yayınlanan "İzmir Gazetesi" Osmanlı'da Türkçe yayımlanan ilk gazetedir. 1878'de kapanır. 1897'de Bıçakçızade İsmail Hakkı'nın  çıkardığı İzmir haftalık olarak yayımlanıyordu. Aynı gazeteyi 1907'nin Ağustos'unda Hüseyin Hilmi ve Baha Tevfik Bıçakçızade'nin ismiyle yeniden yayınlamaya başladı. Köşe yazılarıyla kentte ilgi kaynağı olan İzmir Gazetesi bu ilgi üzerine büyür ve Salepçioğlu Han'a taşınır. İzmir Gazetesi'nde o tarihte Ömer Seyfettin de yazmaktadır. Gazete "belgelemek, tanıklık etmek, yön göstermek" şiarıyla 184 yıl sonra tekrar okurla buluştu.

http://izmir.net.tr/images/stories/kbrs.jpg

 


"KALİTE VE TİTİZLİK BİZİM İŞİMİZ "
"TASARIMDAN UYGULAMAYA
EN İYİ ÇÖZÜMLER"

 

MEDENTA İNŞAAT TURİZM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
Telefon : 0 (232) 2374931  
Faks : 0 (232) 2641051
OSMAN AKSUNER MAHALLESİ 5900 SOKAKNO:86 D.A KAT:1 KARABAĞLAR KONAK / İZMİR


    

Üye Girişi

Anket

Körfez vapuruna ne ad konmalı?
 

E-Bülten

İzmir Gazete E-Bülten abonelik

Şu An..

Şu anda 15 ziyaretçi çevrimiçi

Share/Save/Bookmark