İZTO’DA YENİLEŞME HAREKETİ
“ Hiç kimse değişime karşı değildir; yeter ki ucu kendisine dokunmasın”
Ahmet Hamdi Tanpınar
6 Şubat Cuma günü, İzmir Ticaret Odası Meslek Komiteleri seçimleri yapılacak.
İzmir’de estirilmek istenen EXPO rüzgarının dinmesinden sonra gazetelere verilen, boy boy ilanlarla İzmir için şematik ve figüratif bir logo ve marka yaptıran İzmir Ticaret Odası yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, yeniden Başkanlığa aday olacak.
1979 yılında İZTO Meclisine giren Ekrem Demirtaş, 29 yıllık İzmirTicaret Odası hizmet sürecinin son 17 yılında Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüttüğünü, bu hizmetlerinden dolayı yorulmadığını söyleyerek, bu azminin nedenini “ İzmir Fanatiği” olmasından kaynaklandığını basına açıklamış bulunmaktadır.
Aristoteles’in isim babası olduğu “ Gerontokrasi”, gücün iktidarda bulunanlarda olduğuna inanılan, tarihte en sık rastlanan bir yönetim biçimidir; iktidarı ele geçiren güçlerin zaman içerisinde iktidar nimetlerinden yararlanarak iktidarlarını bırakmama mücadelesidir.
Gerontoklar, bir defa iktidara gelen, geldikten sonra ömür boyu aynı görevde kalma isteğinde olan insanlardır. Gerontokrasi yönetimlerin, yenileşmenin, değişim isteğinin önüne çektikleri duvarlar, artık günümüzde bir bir yıkılmaktadır.
İktidarı ele geçirenler değiştiklerini söylerler sürekli, değişmiş olmak bir meziyet olarak sunulur yeni dinamiklere. Yeni olanı engelleme mücadelesi bitmez iktidar savaşlarında, kolay değildir “ Biz yapamamışsak başkaları yapar “ demek erdemliliğini göstermek.
Dünya değişiyor, Ülkemiz değişiyor, İzmir değişiyor. Bu değişimler bir yenileşme mecburiyeti yaratıyor.
İzmir Ticaret Odası Meslek Komitesi seçimlerinde oy kullanacak olan Meslek mensupları, amaçlarından, mesleki sorunlarından, ideallerinden ve hedeflerinden kopmadan bu yeni süreçte Oda Yönetiminin yenileşmesini sağlayacaktır.
Yeni süreçte, Yenileşen Ticaret Odası Yönetimi ile “ Her şey daha güzel “ olacaktır.
İzmir Ticaret Odası seçimleri, yeni bir dönemin başlangıcı olarak geçmişte yaşanan atıllığın, durağanlığın geride kaldığı yeni bir dönemin başlangıcı olacaktır.
Geçmişte kalarak geleceği yaratmanın mümkün olmadığını söyleyen Mevlana’nın sözlerinde olduğu gibi,
Dünle beraber gitti cancağızım, Ne kadar söz varsa düne ait.
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.







