İsveç’de kısa süre önce yeni bir gazete ve yeni bir habercilik anlayışı ortaya çıkmış bulunuyor : iyi haber. Bu iyi haberleri vermeyi ilke edinen gazetenin adı TİLLİT. Güven anlamına geliyor. İnsanların birbirlerine ve kendilerine güvenmesini ön plana çıkaran, umutsuzluğa karşı umudu sayfalarına taşımaya çalışan bir gazete. ‘’Dünyada hiç mi iyi güzel bir şey olmuyor ?’’ diye soruyor gazetenin kurucularından Mikael ENGSTRÖM . ‘’Evet oluyor’’ diye yanıtlıyor, ‘’ama gazeteler için bunun bir haber değeri yok. Ancak kötü, acı veren, korkutan bir şey olursa gazeteler bunu sütunlarına alıyorlar’’. İnsanların bütün bu kötümser haberlerle bunalıma girdiklerini, hasta olduklarını anlatıyor. Evet, yanlış değil. Gerçeklerin sadece kara olmadığı gibi. Beyazlar da, yeşiller de, maviler de var dünyamızda. Umutsuzluk kadar umut da var. İlk bedava dağıtılan gazetelerin öncülüğünü yaptı İsveç. METRO adlı gazete buradan çıkarak dünyanın bir çok ülkesine yayıldı. Metro’yu çıkaran basın grubu girdiği her ülkenin kendi dilinde bir Metro oluşturdu. Ama bedava verildiği halde insanların artık almak istemediklerini, pek
çok kişinin son zamanlarda tamamen gazete olayından kaçtığını anlatıyor Mikael. ‘’Fakat bizim gazeteyi daha uzaktan gördüklerinde gülümsemeye başlıyorlar’’ diyor. ‘’Akıllarıyla ‘hayır teşekkür ederim’ diyerek reddederken kalplerinin sesiyle gazeteyi almak için ellerini uzatıyorlar’’. Ve şimdi artık Metro değil, İyi Haber’i dünyaya yaymayı hedefliyor İsveç. Büyük bir basın grubu değil, küçük bir gönüllüler ordusu, kendi koydukları paralarla çıkarıyorlar TİLLİT’i. İsveç’in güney batısındaki Göteborg kentindeyiz. Denize yakın bir kahvede rıhtımda demirli gemilere bakarak heyecanla gazetelerimizi karşılaştırıyoruz. Uzun uzun inceliyor Mikael İzmir Gazetesi’ni. Birlikte çalışmamızı öneriyor. Ama korkarım ki biz pek de iyi haberler veren bir gazete değiliz. Türkiye gibi bir ülkede buna imkan var mı ? Gazeteyi sadece iyi haberlerle doldurmayı bırakın, tek bir iyi haber bulabilir miyiz acaba ? Kimbilir, belki de. Güzel işler yapan, dünyayı daha yaşanılır kılmak için uğraşan, elimizdeki değerleri yitirmemek için direnen ve bunu başaran insanlar hiç mi yok çevremizde ? Şu elinizde tuttuğunuz gazete bile bu tür insanların mütevazi başarılarının bir örneği değil mi ? Bu insanlara daha başkalarının da katıldığını, halkanın giderek büyüdüğünü ve yayıldığını söylersek, İzmir’den İsveç’e uzayan bir zincir oluşturduğumuzu bilirseniz, bu iyi haber olmaz mı? Stockholm’de pek çok ülkenin katılımıyla gerçekleştirilecek toplantının İzmir’de de yapılmasını şimdiden düşünüp planladığımızı anlatsak…. Güzel günlere, giderek çoğalacak olan İYİ HABER’lere… Nur DOLAY, Göteborg, 28 Ocak 2009





