İzmir Gazetesi

İzmir Gazetesi Nur Dolay SOROS’UN ‘’AÇIK TOPLUM’’undan TAYYİPÇE ‘’AÇILIM’’a

SOROS’UN ‘’AÇIK TOPLUM’’undan TAYYİPÇE ‘’AÇILIM’’a

E-posta Yazdır PDF

Aziz Nesin Türkiye’deki insanların % 70’inin aptal olduğunu söylemişti. Kendinden bu tespiti için özür dilemesi istendiğinde ise yanıldığını, aslında aptallık oranının daha da yüksek olduğunu belirtmişti.  Bugün yaşasaydı acaba oranı daha mı yükseltmek gereğini duyardı,  yoksa ağlar mıydı toplumun düşürüldüğü duruma, ya da güler miydi ağlanacak halimize ?

 

İslami faşizmin kalın örtüsüyle her tür muhalefeti susturan, bireysel özgürlükleri imzasız muhbir mektuplarının çirkefine hapseden ve herkesin telefonunu dinlemeye alan iktidar,  bunu bize bir de ‘’demokratik açılım’’ diye alay edercesine yutturma utanmazlığı içinde.  Adeta suratımıza bir şamar atıyor, tükürüyor, ama kimileri saf saf alkış tutup, ‘’demokratik açılım’’ diye sevinip, yüzlerine kondurulan tükürüğü neredeyse yalayarak pay istemeye koşacacaklar.

 

Amerika’nın ve Soros’un Türkiye için Orta Doğu’da biçtiği role karşı mısın, Amerikan politikasının Orta Doğu’daki bekçi köpeği olmayı istemiyor musun, ülkenin belli başlı limanlarının Amerikan sermayesine devredilmesini onaylamıyor musun,  AB komiserlerine raporlar hazırlayıp onların ayaklarına kapanarak sadakat yeminleri etmiyor musun, bugünkü AB’nin bir emekçi karşıtı  sermaye birliği olduğunu gözardı ederek körü körüne küresel sermaye uşaklığını desteklemiyor musun, öyleyse Ergenekoncusun. ‘’Ilımlı İslam’’ projesi yerine bireysel hak ve özgürlükleri garanti altına alan laiklikten mi yanasın, Fethullah-Washington-Soros kutsal üçlüsünün alıştıra alıştıra yedirmeye çalıştığı İslami faşizmi yutmakta direniyor musun, öyleyse darbecisin.

 

 Hitler’in Reichtag yangını gibi bütün siyasi rakiplerini, bütün muhaliflerini komik komplo suçlamalarıyla deliğe atarak altedip, deliğe atmadıklarını ise her an neden suçlandıklarını bilmeden aylarca hapis yatabilecekleri gözdağıyla nötralize eden, her tür demokratik muhalefet, örgütlenme, düşünce ifade etme, toplanma özgürlüğünü darbe girişimi olarak niteleyen, terörist yapılanma olarak gören, imzasız muhbir mektuplarını suç kanıtları sayarak insanları mahküm eden, yargısız infaz ve ölüme yollayan bu iktidar hangi demokratik açılımı gerçekleştiriyor ? ‘’Silivri ceza kampüsüne’’ atılanların arasına bir avuç Susurluk haydutunun ya da Kerinçsiz gibi bir faşistin serpiştirilmesi bizi gerçekten bir demokrasi mücadelesi verildiğine ikna edebilir mi ? 

 

Bugünün Türkiye’si dünün Stalin dönemine benziyor, ‘’Ergenekoncu’’ ve ‘’darbeci’’ avı için kurulan cadı kazanları Amerikan toplumuna cinnet geçirten McCarthy dönemindeki komünist avını hatırlatıyor.   İnsanlar telefonla konuşmaktan, şaka etmekten, otobüste, vapurda ağızlarından politik bir laf kaçırmaktan, birbirleriyle açıkta sohbet etmekten korkuyorlar. Komşunla en ufak bir tartışma imzasız bir ihbar mektubuyla Ergenekoncu diye içeri alınmana neden olabilir. Ve sadece suçunun ne olduğunu öğrenmek için bile demir parmaklıkların ardında on ay beklemen gerekebilir. 

 

Kimi etnik gruplar dillerini ve kimliklerini bu iktidarla geliştirmeyi ümidediyorlarsa  onların durumu iflah olmayacak derecede ümitsiz demektir. Amerika nasıl   Rusya ile kardeş kardeşe Kafkasya’yı paylaşmışsa, Tayyip-Gül ikilisi de hem Amerikan planlarını uyguluyor, hem de Putin ve Medvedev ikilisinin gönüllerini hoşediyorlar.   

 

Yüzbinlerce vatandaşının telefonunu dinleten, hatta Reichtag savcısı olarak görevlendirdiği adama bile güvenmeyip telefonunu dinlemeye alan, Aleviler için ‘’bunlar Satanisttir’’ benzetmesini yapan, daha dün onların cemevlerini buldozerlerle ezip geçen, bugün de Sulukule’yi yıkarak Romanlar’ı yüzyıllardır yaşadığı yerden süren ve oturdukları evlerin arsasını AKP yakınlarına peşkeş çeken, Çeçen mültecileri hala toplama kamplarında esir tutan, hatta yakalayıp Rusya’ya teslim eden, AB sınırlarına bekçi köpekliği yapmak için kendi topraklarına düşmüş bütün zavallı göçmenlere savaş açan bu iktidar mı demokrat açılım yapıyor ? İnsanlara kimliklerini, analarının babalarının  önemsemeyip  öğretemediği dillerini bu iktidar mı önemseyip öğretecek ?

 

Demokrasi her şeyden önce bağımsız ve tekil her bireyin düşünebilme ve düşüncesini korkusuzca ifade edebilme özgürlüğüdür. Bu yoksa demokrasi de yoktur. Demokrasi sosyal adalet, hak ve eşitliktir. Demokrasi hukuk devletidir, yargının yürütmenin emrine sokulması, basının ‘’embedded’’ hale getirilip bir hükümet sözcüsü durumuna indirgenmesi değildir.  Her tür milliyet ve etnik kimlikten egemenin içinde birleştiği Yeşil Gladyo, ezdiği sömürdüğü yığınları oyalamak ve birbirine düşman etmek için bir yandan  ağızlarına bir tutam etnik kimlik balı çalıyor, bir yandan da milliyetçilikleri pompalıyor, bütün bunları da kendi borazanları aracılığıyla demokrasi diye yutturmaya çalışıyor. Kendilerine televizyon dizileri ve futbol maçlarından başka bir şey verilmeyen emekçi yığınlar bunlarla iyice ahmaklaştırılmış ve uyuşturulmuş beyinleriyle artık düşünmekten bile acizler. Toplumun üzerine örtülen kalın faşizm örtüsünü farkedecek durumda değiller. Aziz Nesin halkın % 70 den çoğunun ahmak olduğunu söylediği zaman henüz bu dizi furyası, binbir gece masallarıyla toplumu uyutma çabası başlamamıştı.  Şu anki zeka seviyemiz ne olmuştur acaba ?

 

Alay ediyor birileri bizlerle. Ama gülemiyorum bu kaba vodvile. Çünkü ilerideki günlerin daha da karanlık olacağından endişeliyim.  Hatta bugünkü Reichtag yangınını alkışlayanlar, cadı kazanlarına odun taşıyanlar, 10-15 yıl sonra utançla başlarını öne eğemeyecekler bile. Türkiye’nin her tarafına ekilen nefret  ve kin tohumları, her tarafta bileylenen milliyetçilikler çok yakın bir gelecekte kanlı bir boğazlaşmada yutacak hepimizi. Kazanan sermaye olacak sadece. Birleşik Küresel Sermayenin Türkiye’deki halkası olan Yeşil Gladyo. Tüm dünya mazlumlarını ezen küresel sermayenin ne milliyeti, ne etnik kimliği var. Tek bir dünya, tek bir dil, tek bir din içinde birleşmişler : PARA !

 

 

Nur Dolay

Istanbul, 20 Kasım 2009

 

 

 

Yorum ekle


 http://izmir.net.tr/images/stories/kbrs.jpg  

Üye Girişi

Anket

Körfez vapuruna ne ad konmalı?
 

E-Bülten

İzmir Gazete E-Bülten abonelik

Şu An..

Şu anda 13 ziyaretçi çevrimiçi

Share/Save/Bookmark