İzmir Gazetesi

İzmir Gazetesi Sinema Yaşasın Sinema!

Yaşasın Sinema!

E-posta Yazdır PDF

 

9. Uluslararası İstanbul Film Festivali

Yaşasın Sinema!
 
Bugün 3-18 Nisan tarihleri arasında düzenlenen 29. Uluslararası İstanbul Film Festivali'nin son günündeyiz. Zaman su gibi akıp geçti. Festival kitapçığı satışa sunulur sunulmaz gidip almıştım. Bir güzel filmlerimi seçtim, kendimi hazırladım. Ancak iş-güç mevzuları yüzünden gözüme kestirdiğim filmlere gidemedim. 14 Nisan Çarşamba özgür olduğum gün yani, kendimi Pera Müzesi'nde buldum. Bir Fas filmi olan "Parça Parça"yı izleyecektim.Önce bir kısa müze ziyaretinde bulundum. Picasso'nun Suite Vollard sergisi vardı. Bir hayli de ziyaretçisi.
2009 Dubai Muhr Arab Belgesel Özel Mansiyon ödülü var "Parça Parça"nın. Yönetmen Hakım Belabbes almış eline kamerasını, ailesini, akrabalarını, kendisini özel anları ölümsüzleştirmiş. Bir hayli cesur kendisi. Yönetmen olma isteğine ailesinin verdiği tepkiyi, bir sünnet düğününü, bir doğum anını bizle paylaşıyor. Gözyaşlarımız da akıyor...
Bir sonraki gün liseli rock gençliği ile 2009 yapımı Polonya filmi olan "Sevdiğim Herşey"i izliyorum. Geçen sene izleyici ödülü bile almış. Polonya'nın küçük bir kasabasında punk-rock grubu kuran 4 genç. Ergenlik, aile, aşk, okul, müzik bir de üstüne üstlük 1981'li yılların Polonyası! Müzikleri de kayda değer olan bu film festival süresince (sadece 5 film izleyebilmiş biri olarak) izlediğim en hareketli filmdi denilebilir.
"Karaoke" bir Malezya filmi, Betik şehirden taşradaki evine döner. Annesinin işlettiği karaoke barı devralmak istemektedir. Güzel bir kızdan hoşlanır. Ancak taşrada hayalden öte icraat önemlidir. Chan Fui ödüllü kısa film yönetmeniymiş ve ilk uzun metraj filmi "Karaoke" Cannes'de gösterilen ikinci Malezya filmiymiş. Ne mutlu ona!
Son iki filmin "Savaş Sırasında Yaşam" ve "Tanrının Gittiği Gün".  Todd Solondz'un "Mutluluk" filmini yine İstanbul Film Festivali'nde izlemiş ve bayılmıştım. Büyük umutlarla "Savaş Sırasında Yaşam"a bilet aldım. Çok fena da sayılmaz (salonu terkeden izleyici sayısını düşünmezsek). 2009 Venedik'de en iyi senaryo ödülünü almış bu "cinsel takıntılara dair kara komedi".  Yönetmen festivalde birde sinema dersi veriyor.
Her ulustan bir film amacıyla yola çıkmışken Fransa-Belçika ortak yapımı olan "Tanrının Gittiği Gün"ün yönetmeni Philippe Van Leeuw.100 dakika olan bu yürek burkucu hikayede delilik ve korku içiçe geçmiş. Bir annenin herşeye rağmen yaşama-ma savaşı.
Bir sürü güzel filmden mahrum kalarak festivali sonlandırıyoruz. Seneye daha nicelerine dileklerimizle...
 
Evrim Özsoy
 

Yorum ekle


 http://izmir.net.tr/images/stories/kbrs.jpg  

Üye Girişi

Anket

Körfez vapuruna ne ad konmalı?
 

E-Bülten

İzmir Gazete E-Bülten abonelik

Şu An..

Şu anda 17 ziyaretçi çevrimiçi

Share/Save/Bookmark